
Wellcare Laboratuvarları - Onkim Kok Hücre Kordon Kani Bankası İşbirliği
Wellcare Laboratuvarlari Ltd ve ONKİM Kök Hücre Teknolojileri (ONKİM) arasında 2022 yılından itibaren işbirliği anlaşması yapılmış ve KKTC’de Onkim adına laboratuvar bünyemizde hizmet verilmeye başlanmıştır. Bu anlaşma ile birlikte kok hücre hizmetleri bilimsel ve etik değerler çerçevesinde ülke içinde en yüksek düzeye getirmek, en ileri teknoloji standartlarını uygulayarak güvenilir ve saygın hizmetin yürütülmesini sağlamayı amaçlıyor.
ONKIM Türkiye’de mevcut organ ve doku nakli yasası, kan ve kan ürünleri yasası ile Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmelikler uyarınca kurulmuş bir sağlık şirketidir.
ONKİM, göbek kordonu kanından kök hücre elde etme, saklama, işleme ve gerektiğinde tedavide kullanıma hazır hale getirme konusunda GMP (Good Manufacturing Practice-İyi Üretim Uygulamaları) koşullarında hizmet veren bir merkez olup 2006 yılında faaliyet göstermeye başlamıştır.
Ulusal ve uluslararası kuruluşlara Ar-Ge desteği verebilecek yetkinlikte bir saklama ve üretim merkezine sahip olup, İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa yerleşkesi içinde bulunmaktadır. ONKİM, gerek köklü kadrosu ve tıbbi alt yapısıyla, GMP koşullarında ve Ar-Ge çalışmalarıyla yıllar boyu garantili ürün sunumunu teminat altına almaktadır.
ONKİM, son teknoloji ve bilimsel gelişmeleri izleyerek, deneyimli elemanlar ile kordon kanını işler ve saklar. Kordon kanı saklamaya karar vermiş ailelerle onay formu, bilgilendirme formu ve kordon kanı sözleşmesini KKTC’de Wellcare Laboratuvarları işbirliği ile imzalar. Yine ONKİM KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ Göbek Kordonu Saklanması - Göbek Kordonundan Mezenkimal Kök Hücre Üretimi için T.C. Sağlık Bakanlığı denetimleri tamamlanmış, faaliyet belgesi alınmıştır.
GMP STANDARDI
GMP (Good Manufacturing Process) Yani Türkçe anlamı ile İyi Üretim Uygulamaları demektir.
İnsan sağlığı için üretilen her ürünün, üretiminin her aşamasında ve uygulamasında yüksek kalite seviyesine sahip olması gereklidir. Ürünün iç ve dış kaynaklardan kirlenme olasılığını önlemek veya azaltmak amacıyla alınacak koruyucu önlemleri içerir. Daha önce tavsiye kararı olarak başlayan, son yıllarda ise ABD ve Avrupa Birliği (AB) üyeleri tarafından uygulanması zorunlu kılınan kararlara göre, her türlü Gıda ve Sağlık ürünlerinin GMP koşulları altında üretimlerinin yapılması gerektiği bildirilmiştir. Ülkemizde Sağlık bakanlığı tarafından bu kurallar bütünü resmi olarak kabul edilmiş ve uygulanması zorunlu kılınmıştır.
Kök hücre içeren kordon kanı bankada saklanır ve tedavi amacıyla kullanmak gerekirse tedavi edecek uzmana banka tarafından gönderilir. Hekimin, gönderilen kanı kullanması için kanın saklandığı bankanın standartlarına güvenmesi gerekir. Bu nedenle bankanın Uluslararası kuruluşlardan aldığı belgeler de son derece önemlidir. Bu belgeler içerisinde en önemli olanı ise GMP yani “İyi Üretim Koşulları” dır. Yurtdışında hiçbir hekim bu belgesi olmayan kurumda saklanan kanı kullanmaz.
Yasalar gereği elde edilen kordon kanı ve kök hücre mutlaka ülke sınırları içerisinde saklanmalı ve saklayan bankanın izin belgesi olup, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın kontrolü altında olmalıdır. ONKİM Kök Hücre Teknolojileri A.Ş, Ulusal ve Uluslararası kuruluşlara Ar-Ge verecek yetkinlikte, bir Demet SABANCI ÇETİNDOĞAN kuruluşudur ve sözü geçen tüm belgelere sahiptir.

ONKİM’de kordon kanı ve kordon dokusunun saklanması ve çalışılması için gerekli son sistemlere sahip GMP laboratuvarları mevcuttur.

Ruhsat ve Sertifikaları
ONKİM Kök Hücre Teknolojileri, kordon kanı, göbek kordonu saklanması ve kordondan mezenkimal kök hücre üretilmesi için TC Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmıştır. Düzenli olarak Bakanlık tarafından denetlenmektedir. Ayrıca ISO9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip ONKİM’de bebeğinizin kordon kanı ve göbek kordonu güvence altındadır.
*Detaylar için altaki linkleri inceleyebilirsiniz;
Daha detaylı bilgi için bizim ile iletişime geçiniz !
WhatsAppSık Sorulan Sorular
Kök Hücreler Nerelerde Bulunur?
Kök hücreler vücudumuzda pek çok doku ve organda bulunur.
Kemik iliği, Sinir sistemi, Beyin, Sindirim sistemi, Kalp, Akciğer, Cilt, Yağ dokusu ve özellikle Bebek Kordon Kanı ve Göbek Kordonu kök hücre odakları barındırırlar.
Kordon Kanındaki Kök Hücrenin Avantajları Nelerdir?
Kordon kanı kök hücreleri sadece doğum esnasında toplandığından dolayı oldukça değerlidirler. Bu nedenle toplama işleminin uzman hekimler tarafından yapılması ve uzman kişiler tarafından uygun koşullarda işlenerek saklanması gerekmektedir. Kordon kanı toplama işlemi oldukça basit ve acısız bir işlem olup, anne ya da bebeğe herhangi bir zararı kesinlikle bulunmamaktadır.
Kordon kanı kök hücreleri, diğer kök hücre kaynakları ile karşılaştırıldığında oldukça gençtirler ve saklandıklarında yaşlanma ve yıpranma süreçleri de durdurulmuş olur. Üreme hızları diğer kaynaklara göre daha fazladır.
Kordon kanı nakli esnasında alıcı ile verici arasında tam bir doku uyumu (HLA) olmasa dahi, başarı oranı yüksektir.
Bebekten toplanan kordon kanı sadece otolog değil, doku uyumu gerçekleştiği takdirde ailenin diğer fertleri için de kullanım alanına sahiptir. Bu özellik, aile bireyleri arasında kordon kanı nakli gerçekleştirilmesine de olanak sağlar.
Saklanmış olan kordon kanı kök hücreleri, istenildiği takdirde herhangi bir işleme tabii tutulmadan ve hastalığın ilerlemesine fırsat vermeden kullanılabilir.
Kök Hücre Araştırmaları Hangi Aşamada Bulunmaktadır?
1998 de gerçekleşen ilk kök hücre ayrıştırılması ve klinik kullanıma geçilmesi henüz çok yenidir. Pek çok hastalıkta yapılan hayvan deneylerinde çoğunlukla başarılı sonuçlar elde edilmiş ve çok önemli bilgilere ulaşılmıştır. Sıra insandaki etkilerini araştırmaya gelmiştir. Kök hücre ile ilgili çalışmalar çok hızlı bir gelişme göstermektedir. Geleneksel tıbbi tedaviler ilaçla ve cerrahi yollarla yapılmaktadır fakat bazı hastalıklarda başarı oranı hala azdır. Bir kısım hastalıklar ise kişiyi öldürmese bile yaşam kalitesini ileri derecede olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Bugün yüzlerce hastalıkta kök hücre ile ilgili klinik araştırmalar ve uygulama çalışmaları yapılmaktadır. Bunlar içinde en fazla ilgi görenler olarak çocukluk çağında Tip 1 Diyabet, kalp hastalıkları, işitme kaybı, körlük tabloları, beyin hasarları, yanıklar, çene kemiği harabiyeti, yetişkinlerde Parkinson, Alzheimer, Diyabet, romatizmal hastalıklar ve kanser gibi hastalıklar sayılabilir. Bu çalışmaların bilimsel yöntemlerle yapılması gerekmektedir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde bunu sıkı kurallara bağlayan FDA (Food & Drug Administration) yönetmeliği referans olarak gelişmiş ülkelerde de kabul görmektedir.
Bir kısım ülkeler, gelişmiş ülkelerdeki sıkı kontrol kurallarına yeteri kadar uymamaktadır. Bu ülkelerde yapılan kök hücre tedavileri çok yaygındır ve buralara yoğun sağlık turizmi faaliyetleri mevcuttur. Bu tedavi hizmetlerinin büyük kısmı üzerinde yeterli bilimsel kontrol yoktur ve güvenilir oldukları hakkında şüpheler mevcuttur. Güvenirliği ispatlanmamış merkezlerde kök hücre tedavisi yapılmasını önermiyoruz. Uluslararası kabul gören FDA (Food & Drug Administration) yönetmelik ve yönergelerini temel alarak çalışmalarımızı bilimsel zeminde yürütmekte ve buna uygun olarak bilgilendirme yapmaktayız.
Bu konu ile ilgili olarak kök hücre tedavisi yapılan ve üzerinde araştırma yapılan hastalıklara ait detaylı listelere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:
http://parentsguidecordblood.org/en/diseases
http://stemcellfoundation.ca/en/toward-treatments
https://clinicaltrials.gov/
Kök Hücreler Nelerden Etkilenirler?
- Gıdalardan alınan kimyasal katkı maddeleri
- Çevresel hava, su ve gıda kirliliğinden alınan maddeler
- Kullanılan ilaçlarla geçen maddeler
- Radyoaktif ışınlar
- Enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakteri, virüs, vb… canlı etkenler olarak sayılabilir.
Bir hastalık durumunda doku uyuşması tam olan kan ve kemik iliği bulmak bazen aylar süren bir aramayı gerektirmektedir. Halbuki çocuğun kendi kordon kanı mevcut ise doku uyuşması tam olduğu için böyle bir bekleme süresi olmayacaktır.
Bebeğin kordon kanının saklanması ile ihtiyaç halinde ona hemen ulaşma şansı olmaktadır.
Hiçbir anne ve baba çocuğunun hasta olmasını istemez. En hassas oldukları konu çocuklarının geleceğidir. Kordon kanı saklanması ile bugün için az sayıda olsada önemli bazı kan kanseri, kansızlık (anemi), tümör ve bağışıklık sisteminin yetersiz olduğu bazı hastalıklarda bağışıklık sisteminin onarılması şansı olmaktadır. Ayrıca, kök hücre araştırmalarının olumlu sonuç vermesi halinde ilerleyen yıllarda pekçok hastalıkta da kullanabilme imkanı olacaktır.
Göbek kordonu doğumdan hemen sonra plasenta ile birlikte atılan ve gebelik boyunca çocuğu besleyen, anneyle çocuk arasındaki tüm iletişimi sağlayan bir yapıdır. Çapı 1-2 cm, uzunluğu 10-50 cm arasında değişir. Jölemsi sert bir dokudan yapılmıştır (Wharton Jölesi) ve bunun içinden biri toplar damar (ven) ikisi atar damar (arter) olmak üzere 3 tane damar geçer.
Göbek Kordonu Hücreleri Neden Önemlidir?
Göbek kordonu sert yapıda ve wharton jölesi olarak adlandırılan bir maddeden oluşur. İçinde 2 adet atardamar (arter) ve bir toplardamar (ven) bulunur. Wharton Jölesi Mezenkimal Kök Hücreleri (MKH) açısından zengindir.
MKH’ler kemik, kas, kıkırdak, sinir, bağ dokusu için gerekli hücreleri yaparlar ve yenilenmesinde rol alırlar.
Ayrıca MKH’lerin çok önemli bir işlevi daha vardır. Bağışıklık sistemini düzenlenmesinde rol alırlar. Bu görevi salgıladıkları kimyasal maddeler aracılığıyla yaparlar.
Kan, doku ve organ nakillerinden sonra doku uyuşmazlığı hastalığı riski vardır. Vücutta doku reddi oluştuğunda çok ciddi ve ölümcül olabilen Doku Uyuşmazlığı Hastalığı meydana gelir (Graft versus Host Disease -GVHD). MKH’ler böyle hastalara verildiğinde bağışıklık sistemi üzerine olan düzenleyici etkileri ile doku reddi hastalığının ortaya çıkmasını ve şiddetini azaltıcı etki yaparlar. Günümüzde bu alanda kullanımı vardır.
İnsanlarda sonradan gelişen oto-immün hastalıklarda da araştırmalar yapılmaktadır. (Oto immün = vücudun kendi dokularına karşı yanlışlıkla geliştirdiği bağışıklık maddeleri ile oluşan hastalıklar, örneğin alerjik bazı hastalıklar).
MKH’lerle, Tip-I diyabet, romatoid artrit, multiple skleroz (MS) sistemik lupus eritematozus (SLE), osteogenesis imperfecta (cam kemik hastalığı) gibi hastalıklar yanında Serebral Palsi, Otizm, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklar, kalp hastalıkları, çocuklarda görülen işitme kaybı ve rejeneratif (yenileyici) tıpta tedavi edici etkileri olup olmadığı yönünden yoğun bir şekilde araştırılmaktadır.
Göbek Kordonundan Elde Edilen Mezenkimal Kök Hücreler Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
Kemik, kıkırdak, yağ dokusu, sinir ve bağ dokusu gibi mezenkim hücrelerinden gelişmiş doku ve organların zarar görmesi sonucu oluşan hastalıkların tedavisinde kullanılabilir. Organ nakillerinde vücudun yeni organı reddetmemesi için kullanımı FDA dahil tüm kurumlarca onaylanmıştır. Bunun yanı sıra, serebral palsi, otizm, çocuklardaki işitme kaybı, Tip-I diyabet ayrıca Parkinson gibi sinir sistemi harabiyeti; MS (multiple skleroz), romatoit artirit, osteogenesis imperfekta gibi oto-immün hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği düşünülmüş ve bunu araştırmak için yurt içi ve yurt dışında FDA ve EMA onaylı birçok klinik araştırma çalışmaları yapılmaktadır.
Göbek Kordonu Ne kadar Süre Saklanır?
Göbek kordonunun -1960C’ sıvı azot tankında çok uzun yıllar saklanabileceği biliniyor ise de henüz bununla ilgili yönetmelik çıkmamıştır. Bununla birlikte embriyo ve diğer hücrelerin bozulmadan çok uzun yıllar saklanabileceği gerçeği göz vönüne alınırsa, göbek kordonu da aynı süre saklanabilecektir.
Göbek Kordonunu Neden Saklayalım?
Göbek kordon kanını saklamanın yanı sıra beraberinde göbek kordonunu da saklamak farklı tipte hücreler içerdiklerinden ve farklı hastalıklarda tedavi oluşturduklarından dolayı avantaj sağlamaktadır. Göbek kordonunu oluşturan jölemsi maddenin içinde, kordon kanındaki gibi kan yapıcı sisteme ait (hematopoetik) kök hücreler olmadığından lösemi, lenfoma gibi kan hastalıklarında kullanılmaz. Buna karşılık, kordon kanına kıyasla farklı hastalıkların (örneğin başta Doku Uyuşmazlığı Hastalığı olmak üzere yukarıda belirttiğimiz hastalıklar) tedavisinde Mezenkimal Kök Hücreler (MKH) kullanılabilir.
MKH’ler kordon kanında da vardır ancak miktarı göbek kordonuna göre çok azdır. Kemik iliğinden MKH elde etmek anestezi altında ve ağrılı olabilen cerrahi bir işlem gerektirir. Kordon dokusunda bulunan MKH’ler diğer kaynaklara göre en kolay, zararsız, ağrısız bir şekilde elde edilir. Göbek kordonunun bir kısmının doğumdan sonra alınıp saklanması yeterlidir.
En önemlisi, Kordonda bulunan Mezenkimal KöK Hücreler gençtir ve çevresel zararlı etkenlerle henüz temas etmemiş hücrelerdir. (Çevresel etkiler için tıklayınız)
İlerleyen yıllarda daha geniş alanlarda kullanım şansı artracağı için kordonun kendisini de kordon kanı ile birlikte saklamak oldukça iyi bir yöntemdir.
ONKİM’in Göbek Kordonu Çalışma Yöntemi?
ONKİM’de, göbek kordonu tüm dünyaca kabul edilen bir yöntemle saklamaktadır. Kordondan elde edilen mezenkimal kök hücreleri ise laboratuarımızda geliştirilen ve TC Sağlık Bakanlığı’ nca denetlenerek onaylanan bir yöntemle üretmektedir. Göbek kordonu saklanması ve kordondan mezenkimal kök hücre üretilmesi için TC Sağlık Bakanlığın’ca faaliyet belgesi alınmıştır.
Sünnet Operasyonu Nedir?
Sünnet operasyonu, sünnet derisinin tıbbi, kültürel veya dini sebepler ile uygun cerrahi yöntemler uygulanarak alınması işlemidir. Normal şartlarda operasyondan hemen sonra tıbbi atık olarak atılan sünnet derisi üzerinde yapılan çalışmalar, çok sayıda kök hücrenin olduğunu göstermiştir.
Sünnet Derisi Neden Önemlidir?
Sünnet derisi birçok farklı hücre çeşidini barındırmaktadır. Bunlar fibroblastlar, stromal hücreler, progenitör (öncül) hücreler ve farklı tipteki kök hücrelerdir. Bu hücreler, erişkin insandan elde edilen kök hücrelerden daha genç olduklarından ve çevresel faktörlerle karşılaşmadıklarından dolayı daha avantajlıdırlar.
Sünnet Derisi Nasıl Toplanır?
Sünnet operasyonu, her yaşta yapılabilmekle birlikte en erken doğumu takip eden süreçte bebek hastaneden çıkmadan yapılmaktadır. Operasyon sonrası alınan deri, steril koşullarda hazırlanmış özel solüsyon şişelerine toplanır. Toplama işlemi tamamlandıktan sonra sünnet derisi, özel transfer setine aktarılarak merkezimize ulaştırılır ve saklama amacıyla işleme alınır.
Sünnet derisi çalışma metodu nedir?
Uygun koşullarda laboratuvara teslim edilen sünnet derileri gerekli kalite kontrol işlemlerini takiben kültür işlemine alınır. Yaklaşık 6-8 haftada hücreler gözlenene kadar kültür işlemine devam edilir. Kültür işlemi sonrasında hücreler uzun süreli saklama işlemine alınır. Ailenin ve hekimin uygulama talebi doğrultusunda, istenen sayıda çoğaltılan Sünnet Derisi Kök Hücreleri, uygun koşullarda ilgili Merkeze transfer edilir.
Sünnet Derisi Ne Kadar Süre Saklanır?
Özel bir ayrıştırma yöntemi ile ayrıştırılan Sünnet Derisi Kök Hücreleri gerekli kalite kontrol testleri tamamlandıktan sonra, ailenin aksi bir beyanı olmadığı sürece -196oC azot saklama tanklarında yıllar boyunca saklanır.
Doğum, kordon kanının ve göbek kordonunun saklanması için tek şanstır.
Bugün, yüzlerce hastalıkta kök hücre klinik araştırmaları ve uygulama çalışmaları yapılmaktadır. Bunların en fazla ilgi görenleri çocukluk çağında Tip 1 Diyabet, kalp hastalıkları, işitme kaybı, körlük tabloları, beyin hasarları, yanıklar, çene kemiği harabiyeti, yetişkinlerde Parkinson, Alzheimer, Diyabet, Romatizmal hastalıklar ve kanser gibi hastalıklar sayılabilir. Bu çalışmaların tedavide kullanılabilmesi için bilimsel güvenirliği ispatlanmış ve kabul gören yöntemlerle yapılması gerekmektedir. Bu çalışmalardan önümüzdeki onlu yıllar içinde sonuç alınacağı beklenmektedir. Böyle bir durumda kan sahibi çocuk yanında ailesi, yakınları ve diğer insanlar da fayda görebilecektir.
Bu konu ile ilgili olarak kök hücre tedavisi yapılan ve üzerinde araştırma yapılan hastalıkların detaylı listelerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:
http://parentsguidecordblood.org/en/diseases
http://stemcellfoundation.ca/en/toward-treatments
https://clinicaltrials.gov
Bir hastalık durumunda doku uyuşması tam olan kan ve kemik iliği bulmak bazen aylar süren bir aramayı gerektirmektedir. Halbuki çocuğun kendi kordon kanı mevcut ise doku uyuşması tam olduğu için böyle bir bekleme süresi olmayacaktır.
Bebeğin kordon kanının saklanması ile ihtiyaç halinde ona hemen ulaşma şansı olmaktadır.
Hiçbir anne ve baba çocuğunun hasta olmasını istemez. En hassas oldukları konu çocuklarının geleceğidir. Kordon kanı saklanması ile bugün için az sayıda olsada önemli bazı kan kanseri, kansızlık (anemi), tümör ve bağışıklık sisteminin yetersiz olduğu bazı hastalıklarda bağışıklık sisteminin onarılması şansı olmaktadır. Ayrıca, kök hücre araştırmalarının olumlu sonuç vermesi halinde ilerleyen yıllarda pekçok hastalıkta da kullanabilme imkanı olacaktır.
Kemik iliği nakli için 8/8 uygun verici bulma süreci aylar sürebilir. Bazan 8-9 aya varan beklemeler olmaktadır. Bu bekleme süresi içinde bazı hastalar tedavi olamadıkları için olumsuz durumlarla karşılaşmaktadır. Çocuğun kendi kordon kanı ise kullanıma hazırdır ve ihtiyaç halinde en fazla 30 dakika içinde kullanıma hazır hale gelmektedir. Başka bir bebeğin kordon kanı da tedavide kullanılabilir. Bu kordon kanı için ayrıcalıklı bir avantajdır.
Otolog kan bankası: Kişiden alınan kan sadece kendisinde kullanılmak üzere saklanır. Kişi mülkiyeti olarak kabul edilir ve yönetmelik gereği sözleşme ile teminat altına alınır. Daha çok özel kan bankası olarak anılırlar ve yasal çerçeve içinde faaliyet gösterirler.
Allojenik kan bankası: Herkesin kullanımına açık kan bankasıdır. Kişilerden bağış yoluyla alınan kanlardır.
ONKİM’de kullanılan kordon kan sayısı nedir?
ONKİM’de kullanılan kordon kanı sayısı 14 tür. Bunlardan bir tanesi tümör için (nöroblastom), diğerleri kan hastalıkları için kullanılmıştır. Kan hastalıkları için kullanılanlar tüp bebek yoluyla yapılan kardeşlerin kanlarıdır.
Dileğimiz şudur: Hiçbir bebekte bu saklanan kana ihtiyaç hali doğuran bir hastalık oluşmasın. Eğer ki ihtiyaç oldu, en azından bazı hastalıklar için bir ümit olsun.
Bir bebeğin kendi kanını gerektiğinde kullanma olasılığı farklı kaynaklarda 1: 2000 – 1: 20000 olarak bildirilmektedir. İlerleyen yıllarda kök hücrelerle tedavi edilebilen hastalık sayıları arttıkça bu kanlara daha fazla ihtiyaç duyulacağı tahmin edilmektedir.
Toplanan Kordon Kanının Miktarı Ne Kadar Olmalıdır?
Toplanan kordon kanının en az 60 mililitre olması gereklidir.
Doğum Şekli Kordon Kanı Alımını Etkiler mi?
Hem normal doğumlarda hem de sezaryen doğumlarda toplama işlemi uygulanabilir.






